Burak Su
Burak Su
00 · MERHABA · İZMİR

En zor kararlar masada konuşulur.

İşim, o masadan bir karar çıkartmak.

01 · HAKKIMDA

Merhaba, ben Burak. Yirmi yılı aşkın süredir pazarlama ve strateji işinin içindeyim. Bu yolculukta Krombera ve Kroppa adında ödüllü iki dijital ajans kurup yönettim. Ekiplerimle beraber Netflix, Vodafone, Danone, Akbank, Intel, KPMG, P&G, Coca-Cola, Unilever ve Nike gibi markalara dokunma fırsatımız oldu.

Bugünlerde Kroppa'da kafamı kurcalayan asıl soru şu: Markalar yapay zekâ kabiliyetini gerçekten nasıl kazanır? Pazarlamada, üretimde ya da insan kaynaklarında bunu sadece parlak bir sunum olmaktan çıkarıp, kalıcı bir kas haline nasıl getirebiliriz?

Bu sorunun peşinden üç ayrı koldan gidiyorum.

Yazıyorum: Düşündüklerimi düzenli olarak paylaşıyorum. Bunun en net hali Masa. İki haftada bir, o hafta masaya hangi konu geldiyse onu dışarıdan ve bağımsız bir gözle değerlendirdiğim, herkese açık tek bir yazı. The Executives ise işin kurumsal tarafı; teknolojinin çalışma ve düşünme biçimimizi nasıl değiştirdiği üzerine çok sesli bir yayın. Karar vericiler için hazırladığım iki şey daha var: İlki, dönüşümün ücretsiz bir okuması niteliğindeki Yıllık Yapay Zekâ Mektubu. İkincisi de tamamen yönetişim seviyesinde, çeyrekte bir, davetle girilebilen kapalı bir akran çevresi için hazırladığım Rezerve Koltuk. Tüm bunların arka planında da yapay zekâ dönüşümünü bizzat karar vericilerin penceresinden anlatan bir kitap yazıyorum.

Uyguluyorum: Kroppa'da kurumların hem pazarlama hem de dijital dönüşüm süreçlerini, kendi geliştirdiğim FRAME ve CLIMB modelleriyle bizzat sahada yürütüyorum. Uyguluyorum, öğreniyorum ve dönüştürüyorum.

İnşa ediyorum: Yapay zekâyı sadece okuyup anlatan biri değilim. Yazıp çizdiğim ne varsa önce kodlatıyor, sonra gerçek bir ürüne çeviriyorum. Çünkü bir şeyi dönüştürmek istiyorsan, işe önce kendinden başlamalısın.

Kariyerim boyunca pazarlamanın gelenekselden dijitale geçişine tanıklık ettim ve bizzat içinde rol aldım. Şimdi aynı stratejist merakıyla yapay zekânın şirketleri nasıl baştan yarattığına bakıyorum. Çünkü bu basit bir teknoloji projesi değil. Koca bir şirketi yeniden kurduğunuz, uzun ve zahmetli bir yolculuk. İşin asıl yükü; yani muhakeme, güven ve hesap verebilirlik doğrudan karar vericilerin omuzlarında kalıyor. O yükü kimse onların yerine taşıyamaz. Ama masaya zor bir soru geldiğinde, yanlarında dışarıdan ve bağımsız düşünen biri olabilirim. Son yıllarda en çok yaptığım şey de tam olarak bu: Şirketlere liderlik edenlere tecrübelerimi aktarmak ve günün en zor sorularını onlarla birlikte düşünmek.

Beni takip etmek isterseniz hesaplarım aşağıda. Görüşmek üzere!

Yazdıklarım, sahadaki işim, kurduklarım